Benim starım, Türkiye’nin Başbakanı. Türkiye Amerika’daki her konunun yakın takipçisi ve ABD gibi tek sesli bir basın sahibi artık. Hayırlı Olsun! Basın hükümetle adeta tek bir yürek, tek bir bilek.
Yıllar önce, benim dans of the starım; İstanbul Belediye Başkanı idi. "Bale belden aşağı bir sanat dalı" diye yorumda bulunmustu. Bana konuyla ilgili fikrimi sorduklarında, "insan baktığı yeri görür" demiştim. O zamanlarda çok sesli sayılacak bir basın vardı. Karşı sayılabilecek bir görüşü yayınlama sıkıntısı çekmemişlerdi. Kendisinin tarifi ile geliştik, değiştik.
Geçenlerde Dans of The Star tekrar gündeme geldi. Bana; "Sayın Başbakan protokol gereği de olsa dans etmezmiş. Ne diyorsunuz?" dediler. Bu sefer söylediklerimi yazamayacaklarını kendileri için risk taşıdığını belirtiler.
Dansla ilgili düşüncelerimi sizinle paylaşayım istedim. Nede olsa özgürlükler ülkesi Amerika’da "Türkiye’nin Dans of The Starı" ile yorumda bulunuyorum.
Dans ülkemizde ağır bir eylem olarak kabul edilmez. Hele erkeklere yakıştıranlar azdır doğrusu. Hatta çiftler evlendiklerinde mecburi kabul edilen dansı yapmaktan öyle sıkılırlar ki nerdeyse vazgeçme noktasına gelirler. Onun içindir ki dans merasimi nikâh kıyıldıktan sonraya alınmıştır. O zoraki ilk dans yapıldıktan sonra, kendisine azda olsa güvenenler evlenen çifte eşlik ederler. Böylece bu acı paylaşılır. Merasimin sonlarına doğru, oyun havaları çalınınca damat dahil bütün ağır erkekleri kıvrak kalça hareketleri ile dansın alâsını yaparlar.
Protokol gereği yapılan danslar ise mutlaka bilgi ve dans tekniği gerektirir. Oralarda içinden geldiği gibi kalça kıvırmak asla kabul görmez.
Müziğe uyumlu dans tekniğine ise Tango Wals gibi, adımlarını bilip çok uzun süre hem de partnerle çalışmak gerekir. Hafif iş değildir, öyle görünse bile. Nasıl bakarsanız öyle görürsünüz tabii ki ama, kalite detaylarda saklıdır.
Dans of The Star, "dans etmem" derken, "edemem" de demek istedi herhalde. Ata binmeye cesaret gösteren, Cumhuriyet balolarının vazgeçilmezi olan Wals’a da cesaret göstermeli. Bulunduğun yerin hakkını vermek lazım.
Haklı, ne de olsa yıllar gerektiren bir emek bu iş. İlkokulda ki müsamerede bir öğretmen tarafından yetiştirilme imkanı bulmak gerek. En azından gençliğinde okul çaylarına katılıp masum bir genç kızın elinden tutup Wals yapmak gerek.
Dans of The Star’ın nikâh merasimini merak ediyorum nasıl olmuştur diye. Yıllar boyunca yoğun siyasi çalışmalar kavgalar yapan biri ancak o havalarla harmandalı oynar tahminim, Efelerin efesi müziği eşliğinde.
Dans of The Star değişti ve gelişti geldi devletin zirvesine, önüne, Cumhuriyet Balosu çıkıyor 80 yıllık Cumhuriyet kutlamalarında olmazsa olmaz durum. Dansı devletin en önde gelen starı açar. 80 yıl sona Dans of The Star “Dans etmem, oynamıyorum” diyor. Oldu mu şimdi?
Dans ta erkek çok önemlidir. Kadını yönlendiren kontrol eden, taşıyan erkektir. Bu ikili dans tekniği yüzyıllardır vardır ve nesillere aktarılır.
Hayalim şu ki; Devlet Sanatçıları Devlet okullarında, Dans ve müzik eğitimleri veriyor. 7 yaşında kazandırılan bu kültür devletin zirvesine taşınabiliyor. Cumhuriyet baloları görkeminden bir şey kaybetmeden yaşanıyor, yaşatılıyor.
Ama endişem de o ki, bu yıl Cumhuriyet Balosunda kasap havası daha popular olabilir. Büyük övgülerle basında da hak ettiği yeri alır.
Sıcak Haber
Bir Türk dansçısı olarak bale stüdyosunu ballet mastire olarak ders veriyorum. Sun deserttte kızımın bale yaparken resmini yayınladılar. Benim içinde “She is the Best teacher out here that is for sure”diye bir yorum var.
Gel gelelim, 2010 Kültür Başkenti ekibine seçilmiş İl Genel Meclisi Üyesi olduğum halde, Devlet Bale Sanatçısı tek alternatif olarak, bir önceki seçimlerde yer bulamadım. Önümüzdeki günlerde yenilenecek seçimlerde Türk Sanatı'nın tanıtılmasında hizmet etmeme olanak tanırlar mı bilemem?.
Başka bir meslek grubunda iktidar partisine mensup bir kişiyi sanatı tanıtmak için görevlendirebilirler. Bir önceki seferde yaptıkları gibi. Bütün hayatimi kazandığım ayaklarıma bakıp herhalde içimden esefle su düşünceyi geçiririm. “Yıllarını parmaklarımın ucunda durmakla geçirdin ama bir su basit ayak oyunlarını öğrenemedin. Yazıklar olsun. Dansın starlığını kaptırdın gitti".
Ticarette iyi olmak sanatın en şaşırtıcı dalıdır.
Önce Düşünce vardı En sonra
Önce Duygu vardı Daha sonra
Önce Dans vardı. En önce









Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için